Suriye’de Türkiye’nin Varlığı: Zorunlu Bir Güvenlik Gerçeği

Suriye meselesi, Türkiye açısından yalnızca bir dış politika başlığı değil; doğrudan milli güvenliği, toplumsal huzuru ve bölgesel geleceği ilgilendiren hayati bir konudur. Bugün hâlâ “Türkiye neden Suriye’de?” sorusunu soranlar ya bölgenin gerçeklerinden bihaberdir ya da meseleyi bilinçli şekilde saptırmaktadır. Türkiye’nin Suriye’deki varlığının temel sebebi nettir:Terörü kaynağında yok etmek ve sınırlarını korumak. Terör Koridoruna Karşı Meşru Müdafaa 2011 sonrası Suriye’de oluşan otorite boşluğu, başta PKK/YPG ve DEAŞ olmak üzere terör örgütleri için adeta bir açık alan hâline geldi. Türkiye’nin güney sınırı boyunca kurulmak istenen terör koridoru, yalnızca Suriye’nin değil, doğrudan Türkiye’nin bütünlüğünü hedef alan bir projeydi. Bugün herkesin bildiği ama yüksek sesle dile getirmekten kaçındığı bir gerçek var:YPG, PKK’nın Suriye koludur.İsim değişse de kadro aynıdır, ideoloji aynıdır, hedef aynıdır. Türkiye, Fırat Kalkanı, Zeytin Dalı, Barış Pınarı ve Bahar Kalkanı harekâtlarıyla bu oyunu sahada bozmuştur. Eğer bu adımlar atılmamış olsaydı, bugün Kilis’ten Hatay’a, Gaziantep’ten Şanlıurfa’ya kadar uzanan hatta terör devletçiği konuşuluyor olacaktı. DEAŞ ve Diğer Radikal Yapılar Türkiye’nin Suriye’deki varlığı sadece PKK/YPG ile sınırlı değildir.DEAŞ tehdidi, Avrupa başkentlerini sarsan saldırılarla tüm dünyaya kendini hatırlatırken, Türkiye bu örgütle en etkin mücadeleyi veren ülkelerin başında gelmiştir. Binlerce DEAŞ mensubu Türkiye destekli operasyonlarla etkisiz hâle getirilmiş, sınır hattı büyük ölçüde temizlenmiştir. Buna rağmen Türkiye’yi “işgalci” ilan edenlerin, aynı bölgede yıllardır bulunan yabancı güçleri görmezden gelmesi dikkat çekicidir. Sığınmacı Gerçeği ve Güvenli Bölgeler Türkiye bugün yaklaşık 4 milyon Suriyeliye ev sahipliği yapmaktadır. Bu yükü ne Avrupa ne de başka bir ülke üstlenmiştir. Türkiye’nin Suriye’de oluşturduğu güvenli bölgeler, yalnızca askeri değil; insani bir stratejinin de parçasıdır. Okulların açıldığı, hastanelerin kurulduğu, yerel yaşamın yeniden canlandığı bu alanlar, Suriyelilerin kendi topraklarında onurlu bir şekilde yaşayabilmesinin tek gerçekçi yoludur. “Suriyeliler neden dönmüyor?” diye soranların önce şu soruya cevap vermesi gerekir:Terör örgütlerinin cirit attığı, bombaların patladığı bir yere kim dönebilir? Son Günlerin Gündemi ve Büyük Resim Son dönemde Suriye’nin kuzeyinde yaşanan hareketlilik, ABD’nin YPG’ye desteği, Rusya ve İran’ın sahadaki hesapları bir kez daha şunu göstermiştir:Suriye, hâlâ küresel güçlerin satranç tahtasıdır. Türkiye bu tabloda edilgen bir ülke olsaydı, bugün sınır güvenliği başkalarının insafına bırakılmış olurdu. Oysa Ankara, sahada olan, masada söz söyleyen ve kendi çıkarlarını savunan bir aktör hâline gelmiştir. Bu durum bazı çevreleri rahatsız etmektedir. Ancak rahatsız olanların çoğu, Türkiye’nin güçlenmesinden rahatsız olanlardır. Geri Dönüş Değil, Kalıcı Güvenlik Türkiye’nin Suriye’den “bir an önce çekilmesi” gerektiğini savunanlar, şu soruya dürüstçe cevap vermelidir:Terör tehdidi ortadan kalktı mı? Cevap açıktır: Hayır. Türkiye, Suriye’de macera peşinde değildir.Ne toprak derdi vardır ne de yayılmacı bir hedefi. Türkiye’nin tek amacı;✔ Sınırlarını korumak✔ Terörü kaynağında yok etmek✔ Bölgesel istikrara katkı sağlamak✔ Kendi halkının güvenliğini teminat altına almaktır Bu gerçekler görmezden gelinerek yapılan her eleştiri, ya cehaletin ya da art niyetin ürünüdür. Türkiye Suriye’dedir, çünkü orada olmak zorundadır.Ve şartlar oluşmadan geri çekilmek, bedelini milletin ödeyeceği bir gaflet olur.

Oca 28, 2026 - 16:05
Suriye’de Türkiye’nin Varlığı: Zorunlu Bir Güvenlik Gerçeği

Suriye meselesi, Türkiye açısından yalnızca bir dış politika başlığı değil; doğrudan milli güvenliği, toplumsal huzuru ve bölgesel geleceği ilgilendiren hayati bir konudur. Bugün hâlâ “Türkiye neden Suriye’de?” sorusunu soranlar ya bölgenin gerçeklerinden bihaberdir ya da meseleyi bilinçli şekilde saptırmaktadır.

Türkiye’nin Suriye’deki varlığının temel sebebi nettir:
Terörü kaynağında yok etmek ve sınırlarını korumak.

Terör Koridoruna Karşı Meşru Müdafaa

2011 sonrası Suriye’de oluşan otorite boşluğu, başta PKK/YPG ve DEAŞ olmak üzere terör örgütleri için adeta bir açık alan hâline geldi. Türkiye’nin güney sınırı boyunca kurulmak istenen terör koridoru, yalnızca Suriye’nin değil, doğrudan Türkiye’nin bütünlüğünü hedef alan bir projeydi.

Bugün herkesin bildiği ama yüksek sesle dile getirmekten kaçındığı bir gerçek var:
YPG, PKK’nın Suriye koludur.
İsim değişse de kadro aynıdır, ideoloji aynıdır, hedef aynıdır.

Türkiye, Fırat Kalkanı, Zeytin Dalı, Barış Pınarı ve Bahar Kalkanı harekâtlarıyla bu oyunu sahada bozmuştur. Eğer bu adımlar atılmamış olsaydı, bugün Kilis’ten Hatay’a, Gaziantep’ten Şanlıurfa’ya kadar uzanan hatta terör devletçiği konuşuluyor olacaktı.

DEAŞ ve Diğer Radikal Yapılar

Türkiye’nin Suriye’deki varlığı sadece PKK/YPG ile sınırlı değildir.
DEAŞ tehdidi, Avrupa başkentlerini sarsan saldırılarla tüm dünyaya kendini hatırlatırken, Türkiye bu örgütle en etkin mücadeleyi veren ülkelerin başında gelmiştir.

Binlerce DEAŞ mensubu Türkiye destekli operasyonlarla etkisiz hâle getirilmiş, sınır hattı büyük ölçüde temizlenmiştir. Buna rağmen Türkiye’yi “işgalci” ilan edenlerin, aynı bölgede yıllardır bulunan yabancı güçleri görmezden gelmesi dikkat çekicidir.

Sığınmacı Gerçeği ve Güvenli Bölgeler

Türkiye bugün yaklaşık 4 milyon Suriyeliye ev sahipliği yapmaktadır. Bu yükü ne Avrupa ne de başka bir ülke üstlenmiştir. Türkiye’nin Suriye’de oluşturduğu güvenli bölgeler, yalnızca askeri değil; insani bir stratejinin de parçasıdır.

Okulların açıldığı, hastanelerin kurulduğu, yerel yaşamın yeniden canlandığı bu alanlar, Suriyelilerin kendi topraklarında onurlu bir şekilde yaşayabilmesinin tek gerçekçi yoludur.

“Suriyeliler neden dönmüyor?” diye soranların önce şu soruya cevap vermesi gerekir:
Terör örgütlerinin cirit attığı, bombaların patladığı bir yere kim dönebilir?

Son Günlerin Gündemi ve Büyük Resim

Son dönemde Suriye’nin kuzeyinde yaşanan hareketlilik, ABD’nin YPG’ye desteği, Rusya ve İran’ın sahadaki hesapları bir kez daha şunu göstermiştir:
Suriye, hâlâ küresel güçlerin satranç tahtasıdır.

Türkiye bu tabloda edilgen bir ülke olsaydı, bugün sınır güvenliği başkalarının insafına bırakılmış olurdu. Oysa Ankara, sahada olan, masada söz söyleyen ve kendi çıkarlarını savunan bir aktör hâline gelmiştir.

Bu durum bazı çevreleri rahatsız etmektedir. Ancak rahatsız olanların çoğu, Türkiye’nin güçlenmesinden rahatsız olanlardır.

Geri Dönüş Değil, Kalıcı Güvenlik

Türkiye’nin Suriye’den “bir an önce çekilmesi” gerektiğini savunanlar, şu soruya dürüstçe cevap vermelidir:
Terör tehdidi ortadan kalktı mı?

Cevap açıktır: Hayır.

Türkiye, Suriye’de macera peşinde değildir.
Ne toprak derdi vardır ne de yayılmacı bir hedefi.

Türkiye’nin tek amacı;
✔ Sınırlarını korumak
✔ Terörü kaynağında yok etmek
✔ Bölgesel istikrara katkı sağlamak
✔ Kendi halkının güvenliğini teminat altına almaktır

Bu gerçekler görmezden gelinerek yapılan her eleştiri, ya cehaletin ya da art niyetin ürünüdür.

Türkiye Suriye’dedir, çünkü orada olmak zorundadır.
Ve şartlar oluşmadan geri çekilmek, bedelini milletin ödeyeceği bir gaflet olur.